Neden Robotik ?
İnsanoğlu, doğada varolduğu ilkel çağlardan bu yana alet yapıyor. Bu uğraşı onu tüm diğer canlılardan ayırıyor.
Aynı zamanda bu çaba, ilk zamanlar onun bedensel gelişimine yararlı oldu, tarım yapmasına, sonrasında tica-
rete ve iş bölümüne yol açtı. Bu iş bölümü, iktisat biliminin doğmasına neden olan tüm gelişmeleri ortaya çıkardı.
Aletler, insanın temel ihtiyaçlarını karşılamak için harcadığı süreyi kısalttı, ve onun başka amaçlara yönelmesini
sağladı. Bütün bu kazanımlar, kültürün, bilimin ve teknolojinin var olmasını sağlayan önemli etkenler olmuştur.
Alet yapımının tarihine ve yöntemlerine kronolojik olarak bakacak olursak, gelişimin özellikle metalurjinin ortaya
çıkmasından sonra daha geniş kitleleri etkisi altına aldığını görebiliriz. Kent devletlerinin ortaya çıkmasına değin
meydana gelen sosyolojik gelişimlerde alet yapımı en önemli etken olmuştur. Alet kullanan ve alet yapımında
uzmanlaşmış zanaatkar sınıfının ortaya çıkması ile aletler daha mükemmel hale gelmiş ve bu gelişmelerin
kaçınılmaz sonucu olarak silahlar daha da gelişerek sosyal dinamikleri temelden etkilemiştir. Bu süreç,
18. yüzyılda endüstri devriminin ortaya çıkması ile yüzyıllar boyu görece daha yavaş ilerleyen sosyolojik evrimi
hızlandırmıştır. Kentlere insan akını meydana gelmiş, gelişmiş aletlerle donatılmış fabrikalarda giderek daha çok
insanın gündelik ihtiyaçlarını daha ucuza karşılayacak olan endüstri ürünleri üretilmiştir.
insanın gündelik ihtiyaçlarını daha ucuza karşılayacak olan endüstri ürünleri üretilmiştir.
Kentlerde ortaya çıkan ve bugün çağdaş yaşamın bileşenleri olarak nitelendirdiğimiz, kitle ulaşımı, iletişim ve
bilgi ağı, yüksek hayat standardı sağlayan konutlar, tüm bunları destekleyen bilimsel ve teknolojik
gelişmeler, alet yapımının ortaya çıkması sayesinde olmuştur.
Robotik ise, alet yapımının en gelişmiş seviyesini temsil etmektedir: alet veya makine yapan makineler.
gelişmeler, alet yapımının ortaya çıkması sayesinde olmuştur.
Robotik ise, alet yapımının en gelişmiş seviyesini temsil etmektedir: alet veya makine yapan makineler.
Robotik, aynı zamanda günümüzde yeni kavramları ve soruları da ortaya çıkarmaktadır.
"Aklı ve duyguları olan gelişmiş robotlar yapmak, insanoğlunun tanrısal yaratıcılığa öykünmesi midir?"
veya, "Makine emeği, insan emeğini tehdit ediyor mu?"
Karamsar bir bakış açısına göre şöyle düşünülebilir; "Robotik bilimi gerçekten de kötücüldür!"
Tarihsel süreçleri daha uzun zaman dilimleri içinde ele aldığımızda, gelişimlerin önüne din başta olmak üzere
hiç bir gücün ya da rejimin geçemediğini görüyoruz. 17. yüzyılda Galileo, öncülü Kopernik’in öngördüğü
güneş merkezli küresel dünya sistemini savunduğu, “İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” adlı eseri ve
güneş merkezli küresel dünya sistemini savunduğu, “İki Kainat Sistemi Üzerine Konuşmalar” adlı eseri ve
çağının değer yargılarına ters düşen fikirleri yüzünden Engizisyon tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
Ancak Galileo’nun ve Kopernik’in çalışmaları kendilerinden sonraki bilim adamları tarafından benimsenerek
geliştirildi. Bu düşünceler engellenebilseydi, insanlık şu anda bir ilkçağ teorisi olan Batlamyus’un (Ptolemy)
dünya merkezli evren anlayışında olacaktı.
Gerçektende, bilimsel ve teknolojik gelişimin tıpkı biyolojik gelişim gibi bir doğası vardır ve bildiğini okur.
Gelişmenin yarattığı dinamikler her zaman iyi yada kötü yeni düşünsel, fiziksel ve sosyolojik açılımlar yaratırlar.
18. yüzyılda başlayan endüstri devrimi ile zanaatkârlık hemen hemen yok olmuştu. El yapımı değerli nesnelerin
18. yüzyılda başlayan endüstri devrimi ile zanaatkârlık hemen hemen yok olmuştu. El yapımı değerli nesnelerin
azalması açısından üzücü bir gelişme gibi görülebilir. Ama öte yandan, bu nesnelerin nitelikli olanlarını pahalı
olduklarından sadece zenginler alabiliyordu. Fabrikalarda üretilen endüstri ürünleri sayesinde halk nitelikli
kullanım nesnelerine ucuza sahip olabildi. Aynı zamanda fabrikalar halkın iş sahibi olmasına yol açtı ve
Avrupa’da soyluluğa dayalı burjuvazi, halkın para kazanması sayesinde yerini halk burjuvazisine bıraktı.
Bugün artık herkes soylular gibi giyinebilmekte, 18. yüzyıl ile karşılaştırıldığında çok daha iyi bir hayat
standardında yaşayabilmektedir. Soyluluğun egemen olduğu feodal düzendeki köle emeğinin yerini 19. yüzyılda
alet ve makineler sayesinde çalışan emeği almıştı. Ve feodal düzen yıkılarak İnsan Hakları Evrensel Bildirisi
yayınlanmıştı. Şimdi ise, Robotik ve Endüstriyel Otomasyon sayesinde yeni bir emek kavramı daha
ortaya çıkıyor: Düşünsel Emek.
Gelecekte, bedensel insan emeğinin yerini yavaş yavaş endüstriyel otomasyon, robotlar ve makine emeği
Gelecekte, bedensel insan emeğinin yerini yavaş yavaş endüstriyel otomasyon, robotlar ve makine emeği
dolduracak. Robotlar sayesinde endüstriyel ürünler daha da ucuza üretilecek. Ancak yine de insan emeği
tamamen ortadan kalkmayacak. İnsanların bir çoğu ise daha nitelikli bir eğitimden geçerek insanoğluna daha
çok yakışan bir uğraş içinde olacaklar. Düşünecekler. Şimdiden bu durum tıpkı 18. yüzyıldaki feodal düzenden
halk düzenine geçiş süreci gibi devrimci bir gelişmeyi meydana getiriyor. Öyle ki, 19. yüzyıla özgü Kapitalizm
ve Sosyalizm gibi düşünce ve ekonomi felsefelerinin teoremleri bu durumu tanımlamak için yetersiz kalıyor.
ve Sosyalizm gibi düşünce ve ekonomi felsefelerinin teoremleri bu durumu tanımlamak için yetersiz kalıyor.
Bir süre sonra Emek kavramının tanımı netleştiğinde yeni düşünce akımları ortaya çıkacak.
Robot destekli Yeni Endüstri, düşünce akımlarını da etkileyecek.
Robot destekli Yeni Endüstri, düşünce akımlarını da etkileyecek.
İnsanlar düşünce emeğine katkıları doğrultusunda gelişme sürecinin içerisinde yer alacaklar.
Diğerleri ise bedensel emek sarfetmeye devam edecek. Toplum olarak beden emeğine yatkın uluslar, az gelişmiş
olacaklar. Zaman içerisinde insana özgü bedensel emek daha pahalı hale geleceğinden işgücü maliyeti artan
uluslar üretim yapamaz hale gelecekler. Bu durum, belki de uzunca bir süre için dünyadaki dengesizlikleri,
sosyolojik ve ekonomik ayrışmayı daha da belirginleştirecek.
sosyolojik ve ekonomik ayrışmayı daha da belirginleştirecek.
Robotlar yakın zamanda insan hayatını psikolojik olarak da etkileyecekler. Sosyal robotlar giderek hayatımızın
içine daha çok girmeye başladı. Asimo’yu bilmeyen var mıdır? Otonom (Kendi kendine) hareket eden
bu sevimli robot tüm dünyanın sevgisini kazanmıştır. Hatta özellikle çocukların bu robotu cansız bir nesneden
bu sevimli robot tüm dünyanın sevgisini kazanmıştır. Hatta özellikle çocukların bu robotu cansız bir nesneden
çok bir canlı gibi algılayıp iletişim kurmaya çalıştıkları gözlenmiştir. Oyuncak bir köpek olan Aibo satış rekorları
kırmıştır. Ve aslında, gelişmiş, otonom bir sosyal robottur. Çocuklar artık daha karmaşık oyuncaklar talep
ediyorlar. Japonya’da, Kore’de ve Çin’de bazı danışma noktalarında yapay zekaya sahip ve insan görüntüsünde
sosyal robotlar çalışmaya başladı. Bu robotlar insan görüntüsüne ayırt edilemeyecek kadar benziyorlar.
İnsanların bunaltıcı sorularına sıkılmadan cevap veriyorlar. Doğal dil işleme fonksiyonları sayesinde önceden
programlanmamış yeni cümleler kurabiliyorlar. Konuşma anlama ve yüz tanıma özelliğine sahipler.
Sizi ikinci kez gördüklerinde tanıyıp isminizle hitap edebiliyorlar. Yapay zekaya sahip bu gelişmiş robotları
üretmek gelişmiş ülkeler arasında bir yarış halini almış durumda. Belki de, yakın zamanda bu robotların
yürüyebilen ve insan sosyal hayatının içine karışma becerisi olanları seri üretilerek satılmaya başlanacak.
Ve robotlar insanlara gündelik hayatlarında yardımcı olacaklar, arkadaşlık edecekler.
Gelişmiş dünyada, robotik bu kadar önem kazanırken, aynı zamanda da elektronik bilimi ve mekatronik disiplini
Gelişmiş dünyada, robotik bu kadar önem kazanırken, aynı zamanda da elektronik bilimi ve mekatronik disiplini
sayesinde bileşen temelli yapılar yaygınlaşıyor. Yani, artık bir robot üretmek sadece bu konuda uzmanlaşmış
kişilerin yapabileceği bir uğraş olmaktan çıkmaya başladı. Robotik gün geçtikçe daha çok insanın ilgisini çekiyor,
kişilerin yapabileceği bir uğraş olmaktan çıkmaya başladı. Robotik gün geçtikçe daha çok insanın ilgisini çekiyor,
bu konuda düşündürücü filmler çekiliyor. Elektronik, bilgisayar ve mekanik ile ilgilenen herkesin bileşen mimarisi
sayesinde robot yapmaları mümkün olabiliyor.
Bu kitabı ele almam, robotik konusu ile ilgilenen herkesin, yapay zeka ve sosyal robotlar üzerindeki
deneyimlerimden yararlanmalarını sağlamak ve bu konuya ait temel kavramları kendi dilimizde anlaşılır kılmak
isteyişimden kaynaklanmaktadır. Kitap, robotikle ilgili teorik ve teknik bilgileri içermekle birlikte, 4. bölümden
itibaren Bilgisayar Kontrollü Robotik Uygulamaları başlığı altında 10 adet temel robotik uygulamasını içermektedir.
Uygulamalarda seçilen kontrol tekniği bilgisayar kontroludur. Bu kontrol tekniği, bilgisayar sahibi olan herkesin,
derinlemesine elektronik bilmeden robot yapabilmesi için özellikle seçilmiştir. Eyleyiciler açısından ise tüm
temel robotik uygulamalarını kapsayan bir içerik ile karşılaşacaksınız. Bu uygulamaları birleştirerek ve çoğaltarak
bilgisayar kontrollu, amatörden yarı profesyonele kadar bir çok gelişmiş uygulama geliştirebilirsiniz. Kitabın
bilgisayar kontrollu, amatörden yarı profesyonele kadar bir çok gelişmiş uygulama geliştirebilirsiniz. Kitabın
robotik konusunda düşüncelerinizi netleştireceğini umuyorum.
< Geri Devrim Çamoğlu
Şubat 2011
Şubat 2011
